ŞİRK İNANCI  VE TARİHİ

Şirk: Allah’a inandığı halde Allah’ın yanına başka tanrılar getirip, Allah’ın varlığında, sıfatlarında ve fiillerinde eşi, ortağı, dengi ve benzeri olduğuna inanmaktır.

Tevhid inancı: Allah’ın yanına başka bir tanrı getirmeyerek Allah’ın varlık-sıfat-fiillerinde ortağı, eşi ve benzeri olmadığına, Allah’ın en yüce ve en mükemmel varlık olduğuna inanmaktır.

La ilahe illallah    Kelime-i Tevhid’i İslam’a girmenin ilk basamağıdır.

 

    Peygamberler tarihine baktığımızda bütün Peygamberlerin bu kutsal mesajı hep yinelemişler. Ve insanlar bunu bozup şirke düşünce tekrar düzelmek ve aslına döndürmek için 100.000’lerce peygamberler gelmiştir.

“ - Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona şöyle vahy etmiş olmayalım: "Gerçek şu ki benden başka ilâh yoktur. Onun için bana ibadet edin.” (ENBİYA/25)

“-Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı (şirk ve isyanı) işleye geldiler.” (Hakka/9)

 

  Allah’ın dinine girmeyen insanları zannederiz ki madem inkar ediyorlar bu kişiler Allah’a  da inanmayan Ateist bir tavırda olan kişiler hissine kapılabiliriz. Ama bu kişilere Müşrik diyorsak bunların Allah’ın yanına başka tanrılar getirdiğini, Allah’ı inkar etmediklerini  göremeyiz. “Onlar  (müşrikler),  o kimselerdir ki, Allah  ile beraber  başka bir  ilah tanırlar.” (Hicr/96)

     Dikkat edersek Peygamberlerin mesajlarında Allah’ın varlığına inanın mesajı yerine Allah’ın yanına başka tanrılar getirmeyin mesajı olduğunu göreceğiz.

Örneğin; Ad ve Semud kavimleri,Peygamberlerine itiraz ederken Allah’ın insan yerine melek peygamber göndermesini söyleyen bir toplumun Allah’a ve meleklerine inandığını anlayabiliriz.

“Peygamberler onlara: Önlerinden ve arkalarından gelerek Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, dedikleri zaman, "Rabbimiz dileseydi elbette melekler indirirdi. Onun için biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz" demişlerdi.” (Fussilet/14)

   Nuh kavmi;

“Bunun üzerine, kavminin inkarcı ileri gelenleri şöyle dediler: "Bu, tıpkı sizin gibi bir beşer olmaktan başka bir şey değildir. Size üstün ve hâkim olmak istiyor. Eğer Allah (peygamber göndermek) isteseydi, muhakkak ki melekler gönderirdi. Biz geçmişteki atalarımızdan böyle bir şey duymadık.” (Müminun/24)

 

  MEKKELİ MÜŞRİKLER (Putperestlik):

Mekkeli müşrikler sanıldığının aksine Allah’ın varlığına inanıyorlardı. Çünkü her topluma Peygamberler geldiği için o toplum ilahi dini bozmuş olsa dahi o mesajlardan etkilenmişler. İşte Mekke’ye de Hz.İbrahimin’in getirdiği İslam Din (Hanif Dini) gelmişti. Yüzyıllar içersinde Hz.İbrahim’in getirdiği Tevhid Dini bozulmuş idi. Şu bir gerçektir ki hiçbir şey %100 bozulmaz kalıntıları mevcuttur.

İşte Mekkeli müşriklerin İnandığının delilleri:

1- Kabe’ye Beytullah (Allah’ın Evi) diyorlardı. Allah’ın Evi diyenler Allah yoktur demezler.

2- Kur’an-ı  Kerim gelmeden önce Hz.Muhammed’in (s.a.v.) babasının adı Abdullah (Allah’ın kulu) idi.Bu toplumda Allah kavramı yabancı değil ki çocuklarının isimlerinde Allah ismi kullanılıyor.

3-Kur’an ve Peygamberlik gelmeden önce  Hz.Muhammed’in Kabe hakemliği meselesinde Kabe’deki Hecerul Esved yere düştüğünde yerine koymak için  Mekkeli müşrikler kavga ediyorlar ki taşı oraya koymak büyük bir şeref idi.

4-Kabe’yi tavaf etmeleri, Sa’y yapmaları, sünnet olmaları, gusül abdesti almaları

Hanif dininden kalma adetlerdi.

Ayetlerden örnekler:  

5-Mekkeli müşrikler putlara tapıyorlardı. Fakat bunlara tapmaları Allah’ın varlığını inkar anlamına gelmiyordu. Onlar putlara, Allah’a yakınlaştırsın diye tapıyor şirk koşuyorlardı.

  Zümer suresi 3 “..Onlara (putlara) sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz..”

demekteydiler.

 

6-Müşrikler Ateist olmayıp evrenin,insanın  yaratıcısı olarak Allah’ ı görüyorlardı.

 

Zuhruf/87- “Eğer sen onlara(müşriklere) kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette: "Allah" derler. O halde nasıl haktan çevriliyorlar?”

Ankebut/61. “Andolsun ki onlara(müşriklere): "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah" derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?”

 

Müminun/84. “(Resûlüm, müşriklere ) de ki: Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?”

Müminun/85. "Allah'a aİttİr" diyecekler. Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız! De”

Lokman/25. “And olsun ki onlara/müşriklere), "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah..." derler. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah'a mahsustur, ama onların çoğu bilmezler.”

 

7-Müşrikler,Allah’ın varlığına inanıyor, kurban kesiyor, sadaka veriyor ama putları için de ayrıca kurbanlıklar ayırıp şirk koşuyorlardı. Aşağıdaki cümleler Allah’a inanmayan kişilerin söyleyeceği bir cümle olamaz.

 

Enam/136. “Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar?”

 

8-Müşrikler yanlış,kötü  bir kader anlayışı da olsa Allah’ın kaderine inanıyorlar ve putlara, Allah,  dilediği için taptıklarını söylüyorlardı.

 

Zuhruf-20. “Ve dediler ki: Rahmân dİleseydİ biz onlara tapmazdık. Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.”

 

Nahl/35.” Ortak koşanlar dediler ki: "Allah dİleseydİ ne biz ne de babalarımız ondan başkasına tapardık. Onun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Peygamberlerin üzerine açık seçik tebliğden başka bir şey düşer mi!”

 

9-Allah’a and içmeleri de Allah’a inandıklarını gösteriyor.

 

Enam/109. “Kendilerine bir mucize gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair kuvvetli bir şekilde ALLAH’A AND İÇTİLER.. De ki: Mucizeler ancak Allah katındandır. Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?”

 

 

10-Allah’ın meleklerine yanlış bir şekilde de olsa inanıyorlardı.

 

Zuhruf-19.” Onlar(müşrikler), Rahmân'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Acaba meleklerin yaratılışlarını mı görmüşler?”

 

11-Allah’a ve peygamberlik kavramına inanıyor ama mazeretlerinde Allah’ın insan peygamber değil melek peygamber göndermesini söyleyenler Ateist olamazdı.

 

Fussilet/14. Peygamberler onlara: Önlerinden ve arkalarından gelerek Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, dedikleri zaman, "Rabbimiz dİleseydİ elbette melekler İndİrİrdİ. Onun için biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz" demişlerdi.

 

İLK İSYAN BAYRAĞINI AÇAN, EN KÖTÜ VARLIK OLAN ŞEYTAN  BİLE ALLAH’A İNANIYORDU.

 

1-İblis, Allah’a itiraz ederken, kendisini ve insanları Yaratanın Allah olduğuna inanmakta olup ateist bir hareket içinde değildir. Yukarıdaki ayetlerde aynı ifade Mekkeli putperestlerde de vardı. Evreni yaratanın Allah olduğu hiçbir kişinin inkar edemeyeceği kadar açık ve seçik olduğu için kurnaz toplumlar Allah’ın insanları, doğayı yarattığını inkar etmeyip Allah’ın yanına Tanrılar getirmektedirler.

  Sad/76-İblis: Ben ondan hayırlıyım! Benİ ateşten yarattın, onu (Adem’i) çamurdan yarattın, dedi.

 

2-Şeytan,Allah’a Rabbim diyerek dua eder, ömür ister. Çünkü canı verenin, alanın Allah olduğunun farkındadır.

   Sad/79- İblis: Ey Rabbim! O halde tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver, dedi.

 

3-Şeytan, Allah’ın adını anarak yemin etmekte ve Allah’ın kudretli oluşunun farkındadır.

  Sad/82-İblis: Senİn mutlak kudretİne andolsun kİ, onların hepsini mutlaka azdıracağım."

 

4- Şeytan, Doğru yolun Allah’a ait olduğunu söylemekte insanları bu yoldan saptıracağına yemin eden varlık, Allah’ı inkar eden bir ateist tavır olamaz.

  Araf/16. İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senİn doğru yolunun üstüne oturacağım

 

5- Şeytan, Allah’tan korktuğunu, azabının şiddetli olduğunu dile getirmektedir.

  Enfal/48. Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şİddetlİdİr, dedİ.

 

   *** Şeytan hakkında, bazı kişiler, eskiden melekti sonradan şeytan oldu denilmektedir. Bu ifade yanlıştır. Bu yanılgıya iblis ilk önceleri meleklerin başkanı oluşundan düşülmektedir.

Burası doğrudur. Çünkü Allah, iblisin çok bilgili ve çok ibadet eden birisi olması sebebiyle onu mükafatlandırıp rütbesini yükseltmiş meleklerin başına yönetici olarak geçirmiştir. Bu onun melek olduğu anlamına gelmez. Çünkü meleklerin İradesi olmadığı, içinde kötülük duygusu olmadığı, Allah’a isyan etme özelliği olmadığı için iblisin Allah’a isyanı onun melek olmadığını mantık hemen kavrayabilir.

    Ayrıca melekler nurda yaratılmış olup iblis ise ateşten yaratılmış (SAD suresi 76) olduğundan soyları,ırkları da farklıdır.Şeytan,ırk olarak cinlerdendir. “Kehf/50 -İblİs, cİnlerdendİ     55/15-.” Cİnlerİ öz ateşten yarattı”   ve cinlerin iradesi olduğundan iyisi de olur kötüsü de,itaat edeni de olup isyan edeni de vardır.

   O halde iblis, Allah’ın var olduğuna, kudretine, doğayı, kendisini ve  insanı yarattığına, inanmakta olup Allah’ı bir ateist gibi inkar etmemektedir. Problem, tıpkı Peygamberleri yalanlayan tarihteki milletler, Mekkeli müşrikler gibi şeytanın Allah’a ŞİRK koşmasıdır. Peki şeytan neyi, kimi Allah’ın yanına getirip tanrılaştırmış, şirke düşmüştür?

   Şeytan, kendi egosunu tanrılaştırmakta, kibirlenip Allah’ın varlığını yok saymayıp Allah ile kendisini eş tutmaktadır.    Sad/74- Yalnız İblis, secde etmedi. O büyüklük tasladı.

Fakat şeytan, Allah’ın evreni, insanı yaratması  konusunda aptal olmadığı için eş tutmaz, büyüklenmez. O’nun büyüklendiği şeyler farklıdır.

Şeytan’ın büyüklük taslaması, BİLGİ konusundadır. İblis, çok bilgili birisi olduğu için bu bilgi onu şımartmıştır. Ve kendisinin Allah kadar bildiğini, Allah’ın “-Adem’e saygı göster! “ emrinin yanlış olduğunu kendi fikrinin doğru olduğunu savunarak kendini tanrılaştırmaktadır. Allah’a basit bir karşı çıkış değil kendisini, egosunu büyük gördüğü için şirke düşmektedir. NASIL Kİ Kur’an, Allah’ın bilgisinin yazılı olduğu bir kaynaktır ve bir ayet inkar edilince iman olmuyor ise burda Allah’ın yanıldığı ifade edildiği için kişinin kendisini tanrılaştırması söz konusu oluyor. Burada şeytan, nefsine uyup karşı çıksa sonra pişman olması gerekir, çünkü hatasının farkında olan erdemli kişiler özür diler. Fakat  şeytan, yaptığının bir hata olduğunu kabullenmediği için zaten tevbe etmiyor, inat ediyor, gittiği yolun doğru olduğunu, kendisini her şeyi bildiğine inandırarak megolamanlaşıyor, tanrılaşıyor.

Tıpkı Yunan mitolojisinde  baş tanrı Zeus’tan bilgiyi çalarak isyan eden

………………………tanrısı  gibi hareket ediyor.

 

Böylece  şeytanın özelliklerini de ortaya çıkarıyoruz.

* Kendini bilgi konusunda güç ve otorite görerek kibirlenip tanrılaştırma

* Gittiği yolun doğru olduğunu kabul ederek yaptığı isyanın hata olmadığını iddia edip pişman olmamakta, tevbe etmemekte.

* Hatasından geri dönmediği için de inatçı

* Kompleks sahibi bir varlık olarak Adem’i kıskanmakta

* Bütün insanlara düşmanlık beslediği için kan davacı

* Kendisin eninde sonunda öleceğini ve ceza göreceğini, Allah’ın her şeye gücünün yettiğini bildiği halde sırf gurur ve kibir yüzünden bu yollara düştüğü için de aptal

 

Özetle ilk isyankar, ilk müşrik, ilk savaş yanlısı, ilk kinci, ilk kan davacı, ilk kıskanç, ilk küstah, ilk inatçı ŞEYTAN dahi Allah’ın var olduğuna, evreni ve insanı yaratığına tıpkı Mekkeli müşrikler gibi inanmaktadır. Ama kendi nefsini, benliğini tanrılaştırmak veya başka şeyleri tanrılaştırıp Allah’ın yanına tanrılar getirerek  şirk inancı anlayışı  vardır. Zaten bütün Peygamberler tarihinde de isyan eden kişilerin müşrik olduğu dikkate alınırsa, İslam’a girmek için -şirkin zıttı olan- Kelime-i Tevhid’e (La İlahe İllallah= Allah’tan başka tanrı yoktur) inanıp söylemek gerekiyorsa konunun önemi anlaşılacaktır.